More

    Gizliliğin İflası ve Toplumun İfşa Fetişizmi: Sedat Peker’in Açıklamaları Neden Çok İlgi Görüyor?

    İnsan zihninin çalışma prensibi olgulara göre çeşitlilik gösterir. Zihin, doğrudan yüzleştiği, toplum adına önemli hususları barındıran kimi hadiselere bireysel tepki geliştirirken (ilgisiz kalma, çok ciddiye alma, ortalama bir hadise olarak görme vb.) kimi mevzulara ise benzer dürtülerle yaklaşır. Toplumsal refleksleri harekete geçiren, herkeste farklı seviyede bilinç düzeyine çıksa da büyük olasılıkla bilinç düzeyinde yaşanan kritik bir konu mevcut. Gizli olana, bilinmeyene duyulan ilgi, özel hayatın ve sırların ifşası. Bunların arasına röntgenciliği de eklemek mümkün.

    Malumunuz bir süredir Sedat Peker’in seri halinde yayınladığı videolar gündemden düşmüyor. Öyle ki siyasete doğrudan ilgi duyan, duymayan herkes Peker’in yayınlayacağı videolar için anlık takipte bulunuyor. Politikaya göbekten bağlı olan ya da apolitik olan birçok kişi Peker’in anlattığı hadiseleri dikkatle takip ediyor. Öyle ki videolar paylaşım sonrası daha 24 saatini tamamlamadan on milyonlara ulaşır hale gelmiş durumda. Peki Türkiye gibi siyasal, sosyal ve ekonomik kırılmaların ve krizlerin sıklıkla yaşandığı, toplumun büyük kısmının doğrudan etkilendiği kritik hadiselere ilgi çoğunlukla daha mütevazı seviyedeyken, toplumun her kesimini Peker’in videolarını ilgiyle izlemeye iten motivasyonun kaynağı nedir?

    Elbette bu duruma katkı sunan birçok parametre mevcut, ancak bu mevzu diğerlerinden bir yönüyle ayrılıyor. BBG Evi’ne ve Survivor’a reyting rekorları kırdıran motivasyon neyse, Sedat Peker videolarının bu denli merakla izlenmesinin en önemli motivasyon kaynağı da o. Doğrudan özel hayatı gözlemleyen, insanların yatak odalarını görme imkanı sunan, arkadan konuşma, çekiştirme, dedikodu, duş odaları, uyku alanları vb. birçok kişisel alanı doğrudan gözlemleme (röntgenleme) imkanı sunması, çok fazla hissedilen ama en az konuşulan duygularını harekete geçiriyor. Bu duyguları paket halinde röntgencilik, ifşa fetişizmi, öznel gizliliğe dahil olma vb. şekilde tanımlamak mümkün.

    Gizlilik sosyolojisinin önde gelen isimlerinden Alman sosyolog Georg Simmel “Gizliliğin ve Gizli Toplumların Sosyolojisi” kitabında “gizli” olanın iç gıcıklayıcı yanını şu sözlerle ifade ediyor:

    “Gizlilik, insanlar arasına bariyerler yerleştirir ama aynı zamanda dedikodu ya da itiraf yoluyla bariyerleri yıkma cazibesi de sunar.”

    Sedat Peker ise videoları ile devletin gizli yanını, yatak odasını, arka bahçesinde olanları, tül perdenin arka kısmında tam seçilemeyen hadiseleri aktarıyor.  Yani Simmel’in ifadesi ile, “itiraf yoluyla” devletin (devleti ele geçiren kişi ve yapıların) gizlilik bariyerlerini yıkarak kişiye sunulan o kaçınılmaz cazibeyi, şehveti “ifşa etme” yoluyla sunuyor. Birer birer gizli kapıları açarak, pencereye asılı tül perdenin arkasında gerçekleşen hadiselerin daha net görünmesine katkı sağlıyor. Bunu yaparken mevzunun yalnızca illegal sınırlarında kalmıyor, olayın daha cazip hale gelebilmesi için magazinsel olguları da sıklıkla öne sürüyor. Attığı bir tweetle adı daha önce çeşitli yollarla dedikodulara karışmış kişileri usulünce topun ağzına alıyor, “toplumdaki ifşa beklentisini ve dürtüsünü” daha da pekiştiriyor. (Örn; Defne isimli bir kadınla ilgili attığı tweet.)

    Peker, gizlilik duygusunun korumacı yapısı altında kayıt altına aldığı görüntülü konuşmaları parça parça servis ederek görüşmelerdeki gizlilik duvarlarını balyozla yıkmaya devam ediyor. Bu gelişmelere kanalize olan kitle ise, acaba Peker bu sefer kimi ifşa edecek? beklentisi ile avuç ovuşturarak bekliyor. Survivor tabiri ile adaya veda edecek kişiyi öğrenme beklentisi içinde takip ediyor.  

    Yaptığı açıklamalarla toplumun ifşa fetişizmini okşarken, ettiği yemin ve ortaya koyduğu diyetlerle (parmak kesme vs.) gizlilik duvarlarını dozer gibi yıkıp, hakikati(!) dile getiriyor.

    Simmel, sır saklamanın değişken bir şey olduğunu ifade eder ve ihanet eylemlerinin çeşitli olduğunu söyler. Birçok durumda ise sürekliliği olan bir yolun gizlilikten boşboğazlığa götürdüğünü söyler. Sedat Peker de tam olarak Simmel’in bahsettiği bu kısmı gerçekleştiriyor. Gizliliği sürdürmenin öncelikli amacının “koruma” olduğunun farkında. Ancak sürecin onu getirdiği noktada elindeki gizli bilgilerin koruma özelliğini yitirdiği için birer birer ifşa ediyor. Bu şekilde kendini tekrardan “gizliliğin koruma sahasına” sokma gayreti gösteriyor. Kartları açık dağıtarak, ifşa ederek, gizliliğin güvenli limanlarına dönmek istiyor.

    En Yeniler

    Sizin için seçtiklerimiz

    Yorum Yap

    Lütfen Yorumunuzu Yazınız
    Lütfen Adınızı Yazınız

    Trendler